DHB ARŞİV SİTESİ
Ana Menü
Anket
SALKIMSÖĞÜT


Akıyordu su 
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını. 
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını! 
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere 
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere! 
Birden 
bire kuş gibi 
vurulmuş gibi 
kanadından 
yaralı bir atlı yuvarlandı atından! 
Bağırmadı, 
gidenleri geri çağırmadı, 
baktı yalnız dolu gözlerle 
uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına! 

Ah ne yazık! 
Ne yazık ki ona 
dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak, 
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak! 


Nal sesleri sönüyor perde perde, 
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde! 


Atlılar atlılar kızıl atlılar, 
atları rüzgâr kanatlılar! 
Atları rüzgâr kanat... 
Atları rüzgâr... 
Atları... 
At... 

Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat! 

Akar suyun sesi dindi. 
Gölgeler gölgelendi 
renkler silindi. 
Siyah örtüler indi 
mavi gözlerine, 
sarktı salkımsöğütler 
sarı saçlarının 
üzerine! 

Ağlama salkımsöğüt, 
ağlama, 
Kara suyun aynasında el bağlama! 
el bağlama! 
ağlama! 

1928
N.Hikmet






[ Geri Dön ]

Şiirlerimiz

Telif Hakkı © Gönderen: DHB - (1094 okuma)

 
PHP-Nuke
Sayfa Üretimi: 0.04 Saniye